
 Bergama ve Gediz ilçelerimizden nostalji Bizans İmparatoru Yâni henüz küçük olduğundan vasisi olan Kantakuzen imparatorluğu elde etmek için çalışmıştı.Kantakuzen Orhan beyle asıl imparator Yâni'yi kendisine damat yapmıştı.Kantakuzen ;imparatorluğu tamamen elde etmek için damadı Yâni aleyhine diğer damadı Orhan beydendestek talep etmiş ve hatta bir aralık Orhan ve oğlu Süleyman Paşa ile Üsküdar 'da görüşmüşlerdi.Bunun üzerine Orhan bey oğlu Süleyman Paşa ile Bursa'da olayları yorumlayarak Rumeli'ye geçiş ve İmparatora desteği kararlaştırdılar.Baba,Oğul arasında kararlaştırılan bu işin gizli tutulması gerekiyordu.Bursa'dan geldiğinde Süleyman Paşa emrindeki Karesi ileri gelenlerinden Hacı İl ,Ece , Fazıl ,Evrenos Beylerle birlikte Marmara sahillerini teftişe gitti.Babasıyla görüşüldüğü gibi Rumeli'ye geçme plânını gerçekleştirmeye karar verdi.Süleyman Paşa emrindeki Komutanlar ve askerleriyle birlikte Sizik (Kyzikos) harabelerinin Antiteatr yeri olan Temaşalık mevkiine geldiler.( Solak-zade Tarihindeki " Süleyman Paşa çekilip Aydıncığa (Edincik) geldikte ol diyarın asar-ı garbiyye ve binayı acibesin müşahede edip Temaşalık namıyla maruf Kasr-ı Süleymani'ye çıktılar ki (Belkıs) için bina olunduğunu rivayet ederler.Demişlerdir ki ;Hazreti Süleyman'ın zamanından beri yüksek binaların mermerlerini ve büyük sütunları dünya kralları bunca zamandır ki nakil ettirip getirdiler yine kusur ve noksan anlama olunmamıştır." kaydı vardır.Bu anlatıma göre Sizik harabeleri Orhan bey devrinde mükemmel bir halde imiş.Eserde Temaşalık denilen yer Anfiteatr yeridir.Belkıs Kulesi ,İskender 'in köprü başına yaptırdığı kuledir ki sanırım Köşk mevki diye tanınan yer olacaktır.Haber-i sahih'de İstanbul imparatorları ile Osmanlı padişahlarının gerek duydukça bu harabeden sütunlar getirterek büyük binalarda kullandıkları açıktır.) Vukuatı tamamen bizim tarihlerimizin yazdığı gibi " Sal "efsanesini anlattıktan sonra gerekli görülen anlatımı sunacağım. Süleyman Paşa bu yerde etrafındakilerle birlikte düşünceli bir durumda idi.Paşanın düşündüğünü gören Ece Yakup bey sebebini sordu.Süleyman Paşa Rumeli'ye geçmek istediğini söyledi.Bütün ileri gelen komutanlar onayladılar.Bunun üzerine Süleyman paşa "Acep karşıya geçip de bir dil (Köle) getirecek kimse bulunur mu? "Hem dil yani esir getirmek hem de keşif için ileri gelen komutanlardan Ece ve Fazıl Beyler gönüllü oldular. ilk önce bu iki bahadırın geçmesi kararlaştırıldı.Ece bey ile Gazi Fazıl Gelibolunun doğusunda ve bir buçuk mesafede Gorucak mevkiinin karşısında bulunan Çimni ;Simpe (Çimpe)Köyüne geçmek için (Açıklama yapayım; Çimpe ,Çimni ,Simpe mevkii Miladi 1795 senesinde basılan bir haritada Nara burnu'nun karşısında ve Sistos Harabesinde yani şimdiki Akbaş mevkiinde gösterilmiş olduğunu Mehmet Ziya bey " İstanbul ve Boğaziçi" isimli eserinde yazıyorlar) Anadolu sahilinde Viranca Hisar (Güvercinlik ucunda bir hisar imiş.)mevkiinde bir kayık veya anlatılanlara göre bir sal hazırlayıp karşıya geçerek bağlar arasında yakaladıkları bir hiristiyan ile geri dönmüşlerdir.Süleyman Paşa esire iltifat ile kaftan ve kavuk vererek gönlünü aldığı gibi Çimni Kalesinin ele geçirilmesinden sonra kalenin muhafızlığını vereceğini vaad etti ve hiristiyan kölede kendisine kılavuzluk edeceğine dair söz verdi,Çimni kalesi hakkında esirden bilgiler alındı.Tarihlerimizin anlattığına göre Süleyman paşa sığırlar kestirerek derilerini şişirerek külek (su kabı)yaptırdı.(Diğer bir anlatım da şöyledir;Sığır derilerinden kayışlar çıkartılıp ağaçlar o kayışlarla birbirlerine bağlanmak suretiyle iki sal yapıldı.)(Türk Tarih Encümeni mecbuasında yazan tarihçimiz Mükremin bey tarafından arapçadan tercüme edilen Tevki-i Mehmet paşa Tarihçesinde şu kayıt vardır."Acayiptendir ki müşarünileyn (adı geçen,anlatılan) rumeli fethine müteveccih (bir yere doğru gitmeye karar veren ,yola çıkan) olduğu esnada askerleri ile birlikte deniz kıyısında Kemer mevkiine gelmişlerdi.Orada kâfirden bazılarına ait öküzler bularak boğazlamışlar ve onların derileriyle orada bulunan bazı ağaçlardan gemi gibi bir şeyi yapmışlar ki kırk dokuz asker alıyordu.Emir ;askerin bir kısmıyla o gemiye binip mütebaki (geri kalan ,artan) leşkeri (askeri) gerisinde bıraktı ve denizi geçti.) Bu şekilde tertip edilen iki sal üzerinde kırkar kişi binmek üzere tertibat alındı.Seksen kişi ile bir gece Çimni Hisarı tarafına hareket ettiler.Süleyman Paşanın salında Ak sungur,Karaoğlanoğlu (Balıkesir 'de Aygören mahallesi aşağısında Karaoğlan Camii ve Camii yanında Karaoğlan türbesi vardır.!! Vardı ,ama cami güzelleştirme ve yaşatma derneği aklı evvel girişimcileri tarafından camii bahçesini güzelleştirmek için türbeyi dümdüz ettiklerini ve türbe taşının pek ortalıklarda olmadığını gözlemledim.) , Kara Demirtaş ,Kara Hasanoğlu, Akça Kocaoğlu ,Balabancıkoğlu gibi üst düzey komutanlar ve maiyeti vardı.İkinci salda ise Hacı İl bey ,Evrenos Bey , Ece Bey , Gazi Fazıl Beylerle maiyetleri bulunuyordu.Akıntıların yardımı ile Çimni kalesi önüne geldiler.Hisarın dibine dökülen gübreler yüksele yüksele kale yüksekliğine yakın bir yığın teşkil ettiğinden kılavuzun rehberliğiyle bu gübrelerin üstüne merdiven dayayarak kaleden içeri girdiler.Mevsim yaz ve hasat zamanı olduğundan kale halkı tarlalarda idi.Kaleye gelen halka dokunulmadı.Hicri 758 Miladi 1357 yıllarında.
|
site çok güsel - 2009-04-29 10:01:37, 2009-04-29 10:01:37
ya babam balıkesire gitti beni de götürmedi ama yaz tatilinde oraya gidicezz ve oraya kısa zamanda taşınacağız yaz tatilinde oraya gittiğimizde tüm önemli yere gideceğiz ama başta sarıkız var onun efsanesi çok beğendim allah rahmet eylesin toprağı bol alsun inşallah ve çok güzel olmuş bu site ben uğraşsam 2 senede zor bitiririm sita harika ve başarılarının sürmesini diliyorum BRAWOOOOOOOOOO SİTE MÜTİŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞŞYazan: cemre