balıkesir efsaneleri

Hakkımda

Karesi Fahri Hemşerisi ve Maârif Müdürü Sayın Ord.Prof.Dr. İsmail Hakkı Uzunçarşılı'nın çalışmalarını saygıyla ve minnetle anıyoruz.
Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Arkadaşlarım

Marmara Adası,,,(Perokonez adası ) - 23:59, 29/7/2006

(fotoğraf; Burcu Göknar )      Marmara denizi adalarının en büyüğü olan ve onüç kilometrekare ölçülerinde olan Prokonez adası ,Sizik yarımadasının Kuzey-batısı tarafındadır.Evvelce Fenikeliler tarafından imar edilen bu adaya Alekonezos ismi verildi.Bilahare buraya yerleşmek üzere gelen Rumlar aynı isimde iki adayı ayırarak eski ve yeni Perokonezos dediler."Pelin " bu Marmara adalarının isimlerini şöyle anıyor.;Sizik önündeki adalar ; Noris namıyla da anlatılan Elakonezos ve Sizik mermerlerinin çıkarıldığı Prokones ve bunlardan sonra Ofisya kısımlarını teşkil eden Akantos (Aretonnesus ),Feb , Skopel ,Porfiriyotes , Halon , ve bir şato ile Delfasi  , Polidor , ve şehri olan Artaseon (Artace ) adalarıdır.Bu isimlerdeki adaları  bulmak ve ayırmak zordur.Yalnız Perokonez ; Marmara adası ,Halon ;Paşa limanı ,Ofisya ;Avşa- Mea arablar adalarında yerleşim olmuştur.Marmara Adasında pek kıymetli mermer çıkartan büyük bir ocak vardı.Sizik ve havalisi anıtları ,heykelleri ,çanakkale   ve marmara sahillerindeki eski yunan kolonileri.Halikarnas ;(Bodrum)'un ünlü Mozol sarayının mermerleri buradan çıkarılan mermerlerle kaplanmıştır.Londrada Biritish Museum da sergilenen Halikarnas (Halicarnassus) Mezarlarıda aynı mermerdendir.Bu ada da evvelce Perokonez isminde çok güzel bir şehir vardı.Bu şehir yunanîlere ait olduğu için ünlü İran hükümdarı Dara'nın emriyle Fenikeliler tarafından yıkıldı.Sonraları Sizik halkı burasını zapt ile halkını zorla Sizik (Kyzikos)'e naklederek ikâmete zorunlu kıldılar.Sizik mermerleri diye ünlü olan mermerler (Perekonez)  marmara adasının mermerleridir.Adanın mermer ihracatının ünlü olması en ziyade romalılar zamanındadır.Adanın kuzeyinde Balatya tarafında Bizans imparatoru Jüstinyen'in sarayı harabesi vardır.Şair Ariste bu Perekonez (Marmara adası) Adasında doğmuştur.(Tarihi bir şahsiyet olan Ariste yahut Aristeas tarihçi ve şairdi.Milattan evvel sekiz yüz senesindePerekonez adasında doğmuş.ve ünlü tarihçi Homer'e hocalık etmiştir.? Tanrı sevgisinden bahis ederek Azimasib ve Sevidas'a dair üç kitaptan oluşan destanını yazmıştır.Ariste'nin Asyanın merkez ve kuzeyinde sakin uluslar hakkında coğrafya bilgileri içeren bir eseri daha vardır.Tarihçi (Müverrih) Heredot bu eserden faydalanmıştır.Eski alışkanlıklara göre güya Ariste birkaç defa ölmüş ve sonra  dirilmiştir.Hiristiyanlığın zuhuru anında bunun mucizeleri ileri sürülür ve İsa'nın mucizelerinden yüksek olduğu söylenirdi.) Bu ada daha sonraları Peropontit (Marmara ) Denizine ismini vererek mermere resmiye edilmiştir.Marmara ,mermer ocaklarında çalışan işçi ,ebediyen taş ocağında kalmaya mahkumdu.İmparatorluk döneminde Romanın pek aşırıya kaçan derecede mermer madenlerini temin için amele pek ağır kanunlarla çalışmaya mahkum edilirdi.İmparator Teodos bu kanunları yumuşatmaya çalıştı.


yok Yorum | Yorum yaz

Bandırma =Panormos - 22:51, 29/7/2006

(Ayvalık  nostalji-fotokarttır.)   Eski Zamanlarda Sizik taraflarında önemli ve emin bir liman idi."Panormos " isminin emin liman anlamına geldiğine bakılırsa buranın eskiden beri ünlü olduğu anlaşılır.Asıl eski kasaba denizden on , onbeş dakika uzakta ve şimdiki kasabanın kuzey-doğusuna tesadüf etmekte idi.Kasabanın methalinde (girişinde ) Bandırma-Balıkesir şosesi yapılırken seksen santim tül ve kırkbeş santimetre genişliğinde üzerinde kabartma olarak gitara çalan kadın resmi kazınmış  bir mermer levha bulunmuştur.Bu kısmın tab'ı esnasında Bandırma'da bulunmuş cenaze ziyafetini gösteren bir levhanın fotoğrafını İlk Tedrisat müfettişi  Osman Rahmi bey gönderdi ise de pek silik olduğundan kitabe okunamadı.Bandırma Osmanlı devleti zamanında Galata kazasına tabi nahiye merkezi olup ithalat ve ihracat mahalli idi.Bir aralık Erdek Liva kaymakamlığına da bağlı bulunmuştu.                                İstanbul müzesinde Bandırma'ya ait olmak üzere her eski döneme ait eserler vardır.1055 numarada ve altıncı salonda ermeni köyünde bulunmuş olup Pitoros ve Pites'in mezar taşı. On yedincisalonda 836 ve 850 numaralarında eski  çağ  ait Zeus'a ithaf olunmuş nezri levhalar.Yine aynı salonda milattan evvel birinci yüzyıla ait 837 'de ve 854 'deki nezri levhalar Bandırma'da bulunmuştur.854 numaralısı Apollon ve Artemis'e ithaf edilmiştir.Üçüncü salonda Bandırma'dan gelmiş üzeri resimlerle süslenmiş ufak mezar taşı da vardır. Bandırma ilçesinin nahiyelerinden Aydıncık (Edincik) kasabası Türkler tarafından tesis edilmiştir.Burası Türklerin imarından evvel bir köy halinde imiş. Civarında eski mezarlık vardır.Burada çeşme mahzeni yapılmış olan bir hayli mermer lahit vardır.Bunların tülleri iki ,yüksekliği birer metredir.Bu lahitlerden biri Çullu meydanlığında diğerleri Künbet dede ve Semiz İlyas camii önündedir.Semiz İlyas camii 'nin yanındakinin üzerinde yunanca kitabe varsa da okunmuyor.Çullu meydanında olan lahidin üzerinde yalnız  "Lakbi" kelimesi okunuyor. Aydıncık (Edincik ) kasabasının pek yakınındaki Sizik harabelerinden getirttiği malzeme ile Türk ümerasından Emir Aydın yaptırmış ve buraya kendisine Üssü'l-hareke ittihaz etmiştir.Bu kasaba Emir Aydın'ın arkadaşlarından biri tarafından verilen isim üzerine Aydıncık adı konmuştur.(Türk asyası cilt 2. syf.294) Aydıncık (Edincik)'da mevcut kitabeler yerinde bulunmaktadır.Milattan evvel birinci yüzyıla ait olarak Aydıncikda bulunmuş olan bir levha İstanbul müzesinin onyedinci salonundadır.Levha gitare çalmakta olan Apollon'u göstermektedir. 


1 Yorum | Yorum yaz

Adrestea -Paryom -Priyapos - 00:41, 29/7/2006

(Gemlik körfezi -Nostalji )    Adrestea ,Adresteia ,Adrastia ,Adresteu ,Adrastea , Adastreia -Paryom ,Parium ,Parion , Paryun , Paryon -Priyapos ,Priabus ,Priabus ,- (Açıklama yapalım.; Bu kavramlar Kısa bir araştırma sonunda karşıma çıkan ,aynı yerlere ait isimlerdir.Doğrusu hangisidir ? buna karar verecek olan tarihçilerimizdir.)                               Marmara denizi sahilinde Ezopos =Gönen çayı çevresi ile aynı sahilde Aksas burnu denilen ve Kara Biga civarından olan sahil kısmına kadar uzayıp giden araziye ve diğer bir rivayete göre Biga çayının suladığı Çan ova kısmını ihtiva eden araziye eskiden Adrestea denilirdi.Bugün hala mahalli bilinmeyen Adrestea şehri ile Şah melik civarında Paryom ve Kara Biga'da Priyapos eski beldeleri Adrestea 'ya tabi idiler.                                                               Paryom şehri;  Mile , Eritre , Paros  halkı tarafından imar edilmişti."Pelin"'e göre Homer'in anlattığı Adrestea burasıdır.Paryom'un önem kazanması Roma imparatoru Mark Orel zamanındadır.Burada kazılar yapılırsa önemli bazı eski eserlere tesadüf edilebilir.Ehram (Piramit) şeklinde ki mezbah burada idi.Paryom harabesinin bulunduğu yer Kamaros adı ile bilinir.Su kemerleri kalıntıları ,sarnıçlar ,toprak altında kalmış eserler buranın eskiden pek gelimiş olduğunun delilidir.    Priyapos şehrine gelince Milezyalılarla Sizikliler tarafından tesis edildi.Bir zamanlar denizcilerin durağı idi.Bu şehir güya Yunanistanın Korint şehrine yakın Ornea'daki bahçeler mabudu olan Priyap'ın  ismiyle tevsim edilmiştir.(Priyap ;Bahçeler ,üreme ve seyahat eden gemilerin koruyucusu olan bir mabud olup Diyonisos ile Afrodit'in oğludur.Bazıları da Diyonisos ile Giyon'un veyahut Afrodit (Aphrodite) ile Adonis'in veya Hermes'in oğludur diyorlar.Priyap'a ibadet etmek fikri küçük asyadan yunanistan ve italyaya kadar gitmiştir. Priyana ismi verilen Priyab ayinleri kadınlar tarafından idare olunurdu.Priyap ,toprağın , bolluk ve bereketin bahçelerin hamisi sayılırdı.Roma imparatorları zamanında Priyab Avam tiyatrosunun mukaddes bir şahsiyeti olmuştur.


yok Yorum | Yorum yaz

Arjiza (Argiza ) Eski Şehir ve Pemaninos (Eski Manyas ) - 00:02, 29/7/2006

Balıkesir eski görüntülerinden biri (kasaplar camii minaresinden çekilmiş bir fotokarttır.)                                  Argiza (Eski şehir)Balya yakınındaki pazar köyünde eski bir kasaba idi.Bizans eserini yansıtan bazı kitabeleri vardır.Bu kasabanın eski zamanda maden ihracatıyla ünlü olan  Priharaksi (Percharaxis) mevkiine yakınındaydı.Balya Kara aydın madeninin eski ismi Arkiria (Argyria) dır.Balya çırpılılar köyünün kuzeyinde bir hisar harabesi vardır.Yine Balyanın kadıköy tarafına yakın ve köyün doğusunda Manyas gölüne dökülen En Pilos (Afşar deresi) çayı diğer adı ile Kocaçay üzerinde Romalılara ait bir köprü ile köprüden iki kilometre mesafede ,Karadere civarında Kadıkale harabeleri vardır.Balya madeni Romalılar zamanında işletilmiştir ki ismi Kristiyan madenidir.Yeri Ergasteri (Ergasteria ) idi.Balya madeninin Osmanlı imparatorluğu zamanında Hicri 1135 (Miladi 1723 )senesinde beratla özel bir kişi veya özel bir kuruluşa verildiğine dair kayıt vardır.(Balya ve Bigadiç ilçelerinde olan Sim madenleri ber vech-i malikane baberat-ı alişan uhdesinden olduğundan/bahisle tecavüz edilmemesi için Mustafa adındaki biri mahkemeye müracaat ediyor) Bu madenler Üçüncü sultan Selim zamanında da faaliyette olup miladi 1800 senesinde Balya emini Yakup ağa isminde biridir.                                                                                                            Pemaninos (Eski Manyas )   Şimdiki Eski Manyas köyü bunun mevkiini işgal eder.Eski kale harabesi Maltepe ismi verilen bir tepe üzerindedir.Eski kasaba ve civarina Pemaninum (Poemanenum) ismi verilmişti.Pemaninos bir askeri mevkii idi.Burada Apollon mezhebi ile aynı zamanda mer-i olan İskolab mezhebi vardı.Hatip Aristo Pemaninos'daki İskolab mabedini şehrin en önemli binası olarak anlatmaktadır.Burası bir zamanlar Episkopos ,Ruhani merkezi olmuştur.Pemaninos'ta hem roma ve hem de Bizans devrine ait enkaz ve kitabe parçalarına rastlanır.Manyas çayının eski ismi Tarsus 'dur.Eski Manyas'ta 852numara ile müzede korunan bir kabartma levha bulunmuştur.Bu levha Milattan evvel birinci yüzyıla ait olup Apollon (Krata atos)'a takdim edilmiştir.Levha onyedinci salondadır.


1 Yorum | Yorum yaz

Erdek (Artak ;Artake) - 00:59, 27/7/2006

Eskiden Artas (Artak veya artake) ismi verilen Erdek kasabası eski yerleşim yerlerinden biridir.Heredot'un anlatımına göre Mileziyenlerin merkez yerleşkesi olan bu şehri fenikeliler yakmışlardır.Çünkü erdek Ploponez  savaşlarında Atinalıların müttefiki olduğundan Isparta'nın müttefiki olan İran ve onun himayesi altında bulunan Fenikeliler Atina sürekli saldırılarına karşılık verdikleri sırada burayı da ilhak etmişlerdir.Bir taraftan Sizik şehrinin önemi ve geleceği diğer taraftan Mitridat savaşları ile Artak (Erdek) önemini daha o zamandan kaybetmeye başlamıştı.Bununla birlikte Bizans imparatorları zamanında yine oldukça iyi bir mevkiye sahip olabildi.Erdek'te kazılar yapılacak(Yakın tarihte bu bölgede kazılar başlıyor) olursa bazı eski eserler kalıntılarına tesadüf edilebilirse de çoğu eski eserler Bizans devrine aittir.Erdek'in Seyid Gazi denilen kısmında Kale harabesi ile mağaralar vardır.Erdek kasabası meydanının üstündeki bir bağda beyaz mermerden yekpare bir duvar bulunarak bunun Heredot'un anlattığı zamandan evvele ait olduğunu Türk Asya'sı isimli eserinde Vital Kinet (Cilt 2 sf. 277) Erdek iskelesinin karşısındaki Zeytin Adası ismi verilen küçük adada bazı enkaz ile ılık suya sahip bir banya vardır.Erdek kasabası evvelce şimdiki yerinde değilmiş.Artas (Artak)' ın şimdiki kasabadan güneyinde Seyit Gazi burnu'nun kuzeyine gelen yerin harabenin asıl Erdek olması olasıdır.


yok Yorum | Yorum yaz

Altınoluk (Antandros; Antandrus) - 00:42, 26/7/2006

(fotokartdır) Edremit Körfezi sahilinde ve Edremit'in yirmi kilometre batısında Yukarı avcılar Köyü yakınında bulunan Antandros'un halkı Eolyalı idi.Bu şehir anlatılanlara göre Simmeris ve Edonis (Adanois) ,Alike isimleri ile de tanınmıştır.Antandros Plopenez savaşları esnasında İranın idaresi altında bulunuyordu.Bir aralık Ispartalılar kendilerinin müttefiki olan İranın Ispartalılarla samimi ittifakından şüphe ederek Antandros halkını İran aleyhine kışkırtmışlarsa da İran satrabı Farnabaz bu şehri geri almaya ve asayişi sağlamayı başarmıştır..Yine Plopenez savaşları esnasında Sizik savaşını takiben Milattan evvel 410 Atinalıların Hellespon ve havalisinde nüfuzları arttığından Farnabaz zaferden ümidini kesen Ispartalıları teşvik ve cesaret vererek Antandros limanında onlara gerekli olan deniz gücü temin ile gemiler yaptırdı.Bu sırada Sirakuza'lılar  ,Antandros halkına destek oldukları için fahri hemşehri ilan edildiler..


yok Yorum | Yorum yaz

Edremit (adramityum) ve Edremit Körfezi ,,, - 21:50, 24/7/2006

   Edremit ilçesi -Fotokarttır)    Roma imparatorluğu zamanında Adramityum ,Antandros,Asos ,Gargara , Pergam şehirleri kıtasına yani İzmir merkezine tabii idi.İyonlar evvelce on kasaba ve iki adayı sahip iken Romalılar zamanında kırkbeş şehirden oluşan yönetimleriyle önem kazandı. Edremit körfezinin kuzey sahilinde Antandros'un (Altınoluk tarafları) doğusunda kutsal bir ormanda Astran Diyane'sine özel mabedin bulunduğu Astra beldesi varmış.Bu yerin tahminen Tahtalı köy taraflarına düşüyor.Bununla birlikte Akçay iskelesi civarındaki Ilıca beldesi sonunda bulunması olasıdır.Edremitin doğusunda Karaçatal ile Büyükçatal arasında Truva savaşları esnasında tahrip edilen eski Lirnesos beldesi vardır.Tebe ,şimdiki Edremit kasabası yakınlarında olup yeri belli değildir.Bu belde Priyam'ın gelini Andromak' (Andromak ;Truva hükümdarı Priyam'ın gelini ve Hektor'un zevcesi olup Kilikya hükümdarı Etyo'nun kızı idi.Eşine fevkalade aşkı ile ünlüdür.Fransız şairi Rasin ve eski yunanî şairi Oripit bu kadının  faziletini esâs kabul ederek birer hazin eser yazmışlardır.) 'ın babası İton (Aetion)'un tebaasından olan Kilikyalılar ile meskûndu. Truva savaşı esnasında burası Truva'nın müttefiki olduğundan dolayı Aşil tarafından tahrip edildi.Yine Aşil'in sevkıyatına sahne olan Silla ve Friza şehirleri de bu taraflarda olup Astra'nın doğusuna tesadüf eder.Bunların hemen harabeleri kalmamıştır.                                          Edremit'e bağlı  Agunya nahiyesinin Çınar köy ve Haydar oba civarında ve Çınar köyünün doğusunda Eski Şehir ismi verilen bir harabe ile Engeci (engece) köyünün Kuzey-batısında ve Koyuneli 'nin kuzeyinde Asar Kale harabesi ve yine Koyuneli'nin Kuzey-batısında Ilıca'ya yakın diğer bir harabe ve onun kuzeyinde de Eğri Kabataş harabesi vardır.                                                         Burhaniye'nin kuzeyinde ve Çoruk köy güneyinde çay kenarında şose civarında Miletos harabesi vardır.(O bölgede böyle bir harabe olmadığı tahkik edildi.Sasdece Havran ovasında ve Havran ilçesine bir saat mesafede Çit köy ve Börülce köy mevkiilerinde harabeler vardır. ) Yine Burhaniye'nin Murateli ve dursunlar köyü arasında Kerem köyü yakınında Korufandis (Coruphantis) harabesi ile Burhaniye köylerinden Asar köyün doğusunda Kozak çayı köprüsü civarında Romalılara ait Teraryum (Thermoe) ve Yeni Cumali ve Tekye köy arasında Sitonyum harabeleri olduğu tarihi atlaslarda görülür.                                             Edremit civarında Havran ilçesinin esmi ismi Freneli iken sonradan Oralian (Auerlino) ismi verilmiş ve Havran ilçesinin ismi de zamanla bundan  değişmiştir.Havran çayının eski ismi Evenos'dur.                                  Karatepe civar ve güneyinde Kohanis (Coryphantis ? )ve Ayvalık körfezinde Siten (Cisthene) şehrinin eski beldelerden olduğu haritalardan görülür.Edremit körfezindeki adalara eskiden Moskonizi yani Danalar adası ismi verilmişti.Evvelve Yunda (Cunda) denilen Alibey adası Moskonizi adalarının en büyüğüdür.Ali Bey Adası ,bu taraflarda Yunan işgaline karşı ilk silahı atan ve Mücahit muhterem Kaymakam Ali bey'in ismi ile anılır olmuştur.

 


yok Yorum | Yorum yaz

Edremit "Adramityum" - 19:55, 24/7/2006

 Nostalji Edremit ,,(fotokarttır)                                                     Eski Edremit Şehri Burhaniye veyahut Kemer kazasının batısında Karataş mevkiinde idi.Akçay mevkiinin doğu ucunda , dört kilometre güneyinde bulunan eski edremit kalıntılarından bugün ancak yerlilerce ören tepe denilen yerde bir yığın sur ve kale enkazından başka bir şey kalmamıştır.Bu tepe aşağı yukarı üç kilometrekare olup uzerinden ufak tefek çukurcuklar göz önüne alınmazsa düz ve daireye yakın bir şekildedir.Bu tepenin etrafı evvelce sur ile çevrilmiş kuşatılmış idi.Hâlâ  bazı enkazı ve tepenin denize bakan kısmında kemerleri görülür. Ören tepenin kuzey-doğu eteğinde ve sur içlerinde bugün Ayaklı adıyla anılan berrak ve gayet  soğuk bir su akmaktadır.Batı yönünde yani denize bakan tarafında 120 ila 150 metre çapında denizaltında kalan bir havuzla , bu havuzun güneyinde ve Karataş denilen asıl karadan 50 metre kadar uzakta tepesi deniz seviyesinden yüksekte kalmış bir kayanın civarında da etrafı taş ile örülmüş birkaç kuyu vardır.Bu yerin hemen güneyinde Hamidiye iskelesine doğru uzanan kumsal arazide kumlar içinde muntazam duvar yani sur taşları görülmektedir. "Pelin " bu şehrin Truva savaşlarından evvel yapıldığını anlatıyor.Şair Homeros'a göre burası güya Pedasos (Pedasus) adı verilen bir kasaba idi.!!   (Açıklama yapalım;  Pedasos ,Edremit değildi.Lalajlar (lelegler) tarafından yapılan Pedasos şehri Edremit körfezinin kuzeyinde İda dağından inen Satniyoeyis (Satmioeis) nehri(Tuzla çayı ) civarında idi.(Bildiğimiz Assos;Bugünkü adıyla Behramkale,Behramköy)     Truva savaşları esnasında Pedasos meşhur Kahraman Aşil tarafından tahrip edilmiştir.(Lelegler savaşçı idiler. M.Ö 1500 ila 400 yıllarında çoğunlukla Bodrum taraflarına yerleşmişlerdir.)                                    Misya kıtası Lidyalıların eline geçince Lidya Kralı Krezüs'ün erkek kardeşi Adramis bu şehri yeniden onararak kendi ismini verdi ve Atinadan muhacir kabul etti.Atinalılar buraya Delos adası oturanlarını gönderdiler.İranîler zamanında Atinalılar ile olan Midya savaşları sebebi ile Edremit halkı İran kaymakamı Arsas tarafından  katledildiler.(Adalılardan Atinalıların kovduğu Delos adası halkı Adramityum'a gelip  yerleşmişlerdi.Pers Satrabı Arsas (Asta ses) onlara karşı beslediği kini gizlemiş ve içlerinden başlıcalarını davet ederek bir sefere teşvik etmiş ve sonra sahte bir ittifak ve dostluk göstererek yemek yerlerken fırsattan istifade  ile askerlerine Delos'luları kuşatıp okla öldürmüşlerdir.Deloslular böyle bir ihaneti sonrası suikastte uğramaktan çekindikleri gibi ekonomik güçlerinin üstünde vergi vermekte olduklarından ayaklanarak İran askerlerini kovdular.Daha sonra  İran Valisi (satrap) Farnabaz  Edremitlileri teskin etti.   Büyük İskender'  den sonra kumandanlarından Antiyohos (Antiyochus)'un hezimeti üzerine Edremit Bergama krallığına geçti.Adramityum şehri Romalıların güvenilmeyen hasmı olan Pont hükümdarı Ünlü Mitridat ile ittifak ettiğinden  (Karadeniz sahilinde hükümet teşkil etmiş olan Pont kralları Ünlü bir eski sömürge olan Sinop hükümetin başkenti yapmışlardı.Mitridat Roma idaresinde olan yerlerde Popliken denilen Romalı  mültezimlerin (vergi toplayıcıların ) eziyetlerinden bıkan Küçük asyadaki Yunanîlerle ittifak etti.Beş sene için vergileri kaldırdı.Latince konuşan seksen bin kişiyi öldürttü. Bergama şehrini kendine merkez yaptı.Ve bu surette Misya havalisini ittifakına dahiline  aldı.) Edremit Kaymakamı Diador (Diodarus) (Edremitli Diador ;Eski yunanistanda tahsil görmüş ünlü filazoflardan olup Encümen-i daniş (Danışma meclisi) üyesi idi.Milattan bir yüzyıl evvel yaşamıştır.Pont hükümdarı Mitridatın hizmetine girerek onun maiyetinde ordu kumandanı oldu.Romalılara karşı isyan etti.Diador ,Mitridatın hoşuna gitmek için Edremitteki bütün roma senatörlerini katlettirdi.Mitridatın ölümünden sonra bu cinayeti sebebi ile vatandaşları tarafından itham edildi.Makamından uzaklaştırılarak cezalandırılacağını anladığından kendi kendini öldürdü.  (Yeni umumi teracim-i Ahval,,Frumen dido kardeşlerin))mevcut bütün Romalıların katlini emretti ve öyle yapıldı.                  Edremitliler Romalıların intikamına uğramamak için en ünlü hatipleri olan Ksenokles (Xenokles)'i Romaya senatonun huzuruna gönderdiler.Edremit romalılar zamanında Truva kıtası dahil olmak üzere adliye teşkilatı merkezi idi.Edremitin romalılar zamanında mükemmel bir liman ve tersanesi vardı.Edremit'e Amal-i Rüsül'de ve eski haritaların bazılarında Landiramiti denilmiştir.   


yok Yorum | Yorum yaz

Balıkesir "Balık Hisarı" - 18:16, 23/7/2006

 Çamlık'dan Balıkesir'e  Bakış. Aygören camii daha yapılmamış demek ki 1970 öncesi.(Fotokarttır)                                    Balık Hisar kasabası : Apia (Appia) veyahut Api Akampos ismi verilen ovanın batısında bina edilmiştir.Kasaba Yılan Dağı eteğinde ve Uzunca Dere 'nin ayağı üzerinde idi.Balıkesir'in eski ismi Akiros (Akiraos) olup daha sonraları Roma imparatoru ünlü Adriyen (Hadrianus) bunun etrafında pek çok emlâka sahip olmuş ve burada sayd ve şikar (su ve kara avcılığı )etmesinden dolayı ona nispetle Adriyanotore ismi ile tanınmıştı.Güya Adriyen'in burada ağleb-i ihtimal (Büyük olasılıkla) bir şato yapması daha sonraları Adriyanutere'nin Palyo Kastro 'ya değişimine neden olmuş ve ondan değişerek Balıkesir olmuşmuş..!!                                             Balıkesir diğer yakıştırma ve uydurma rivayetlere göre güya Bali Kasri ve İran (Pers) vezirlerinden birinin adına mensup olduğu için Bali Kisra dan ve yalnış düzenleme ile Poli Kayseros'dan meydana gelmişmiş..!!!                                                                                                                              Asıl kasaba şimdiki Balıkesir'in mevkiinde olmayıp İlyaslar mezarlığı tarafında ve (304) yılı Salnamesine (yıllık) göre Kepsut nahiyesi mahallinde imiş.Şimdiki yerin Karesi oğulları zamanında yapıldığı da anlatılmaktadır.Balıkesir'in Hisariçi mahallesi ve burada Paşa sarayı ismi verilen binanın mevcut olması Balıkesirin buradan itibaren yayılmaya,genişlemeye başladığını zannettirir.(1887) tarihli 'jurnal Azyatik (Journal Asiatik )Balıkesiri "Balak Hisar " diye nitelendirmiş olup eski yerleşkenin Kepsut'ta denilmesinin aksine olarak Akiraos Harabeleri yakınında olduğunu yazıyor ki bu yerin şimdiki ilyaslar mezarlığı tarafları olması olasıdır.                                                            Elizerkilos 'un Jeoğrafi Üniversal adındaki eserinde de Balıkesir (Balık Hisar )diye adı geçmektedir. Eski Türkçede Balık kelimesi şehir demek olmasına göre Balık Hisar ; Hisar Şehri demektir.Bugün İstasyon caddesinin bir kısmını da işgal eden ve Sahn_-Hisar adı verilen Hisariçi mahallesi vardır.Me'hazlerimde (Yazıyı yazarken başvurduğum kaynaklarda) Balıkesirin Paleo Kastro (eski hisar) (Çağdaş yunancada da kullanılan Paleo ;eski ,Kastro da kule anlamında hala kullanılır.Bu bölgede eski yunanîlerin ve ve şimdikilerin hiçbir zaman çoğunluğu oluşturamadıkları düşünülürse Balıkesir adının paleo Kastro dan gelmediği kesindir.) .Tam tersine İsimlerini yukarıda yazdığım  iki coğrafi eser Balak Hisar ve Balık Hisar gibi isimleri tekrarlıyorlar.                                                 Şu açıklamaya göre belki eski Akiraos yerleşkesi daha sonraları Adriye nature adını almış daha sonra burayı ele geçiren Türkler Balık Hisar adını vermek sureti ile burasını genişletmişler ve Balık Hisar ismide daha sonraları değişerek Balıkesir olmuştur.(Balıkesir ilinin doğusunda Yılanlı dağının eski ismi "Pelekas " olup Balıkesir ismi ile ilişkisi araştırılmalıdır.)                                              Kepsut (kespit) Nahiyesinin doğusundaki Beyköyünde Kale mevkii ile Bizans devrine ait mezarlık vardır.Bu mezarlıklardan bazı eserler çıkıyor.                                                                            Balıkesir ilinin  İvrindi nahiyesinin doğusunda Balıkesire otuz dakika mesafede Kınık köyünün kuzeyinde ve Kınık çayı üzerinde Romalılara ait bir köprü ile bir harabe vardır.Burada eskiden Antimuvan madeni işletilirdi.Balya kazası nahiyelerinden ılıca nahiyesi merkezi olan ılıca köyünün eski ismi Hierakerme (Hierocermae) veyahut Diyoshieron (Doshıeron) 'dur. Soğanbükü köyü civarında ve köyün kuzeyinde Domaniç kalesi vardır.İvrindi köylerinden Ergama; gökçeyazı (Ergene) 'nin eski adı Ağrimie 'dir.Balıkesir'in Giresun nahiyesinin (şimdi Savaştepe ilçesine bağlı bir köy) eski ismi Kilezen olup Güney-batısında Kızıl Hisar harabesi vardır.Susurluk (Susığlık) ilçesine bağlı Sultançayırı köyünde bir kale harabesi ile yine orada buğün hala ayakları kalmış bir köprü kalıntısı görülür.   Balıkesirin Persi (değirmenli köyü-Bigadiç tarafında) köyünde ve köyden on dakika mesafede güney doğuda yüksek bir yerde bir harabe vardır. Çevresi elli metre kadar olan iki katlı bir kayanın alt katı geniş üst katı daha küçük olmak üzere iki lahdi ihtiva eder. Kayanın alt katındaki kapıdan girince mevkii dairemsidir.Solda iki basamakla çıkılan bir lahit vardır.Lahit yarım metre kadar oyulmuş ve zemin kısmında insanın yatan şeklini gösterir surette taş oyulmuştur ki vaftiz taşı olmalıdır.Üst katın kapısı dışarda olup içerideki oda dairemsi fakat aşağıdaki odanın yarısı büyüklüğündedir.Orada da aynı şekilde bir lahit vardır.                                                                  Baba Köyünde çıkartılıp İstanbul'da müzede saklanan ve gitare çalan bir sazendeyi canlandıran levha gayet zarif ve önemli sanat eseri olup Milattan evvel birinci yüzyıla aittir. Levha kabartma olup onbeşinci salondadır.Balıkesir ilinin diğer lisan ve lehçelerde söylemleri ; Achyrus -Akyhraous -Hadrianuthera -Adrianutherai -Hadrianoutherai - Karesi -Karasi -Karassi -Bali-kessir - Belikesir - Belikiser - Balıkesri -Balıkesr -Balukisu ve Balıkesir,,,


1 Yorum | Yorum yaz

İstanbul Müzesinde Sizik'e (Kyzikos) ait bazı eserler - 02:11, 22/7/2006

"Milli Kuvvetler "  Fotokarttır)     İstanbul Müzesinin dördüncü salonunda 3015 numaralı kitabe Sizik'e ait olup orada bulunmuştur.Mermer üzerine kazınmış olan bu kitabe Miladın 38-46 senelerine ait ve Pontus kralı Polemonun kızı ,Trakya kralı Kotis (Cotys) 'in eşi ve Roma imparatoru Calligula'nın teyzezadesi Antonya Terifane'nin şerefine yapılmış bir kararnamedir.Bu kararnamenin içeriği Antonya'nın savaş korkusu ile doldurulmuş olan Sizik kanalının tekrar açılmasını temin ve Sizik şehrinin imarına alakalı malzemenin temini ve tedarikini ve işçilerin yiyeceklerini ucuz tedarik  etmeleri için pazar yerinde bol,çok erzak sağlanması amacı ile bir yardım parası bahşettiğine aittir.Kararnamenin sonunda erzak fiyatlarının yükseltilmesini yasaklayan  ve bu konudaki cezaları da tayin eden bir nizamname yeralmaktadır.                               Müzenin altıncı salonunda 928 numara da Milattan sonra iki ve üçüncü yüzyıla ait  olmak üzere bir mezar taşı ve yine Milattan evvel iki ve üçüncü yüzyıla ait ve 925 numarada Lizandros 'un üçüncü mezar taşı ve aynı salonda Hellenik (Hellenik;Büyük İskenderin ölüm tarihi olan M.Ö 323 'den evvelki devre verilen isim olup M.Ö 323 senesinden yine M.Ö 30 senesine kadar olan devre de hellenistik denir.) devrine ve cenaze ziyaretini gösteriyor.M.Ö üçüncü yüzyıla ait Meniskos'un mezar kaidesi Sizik'te bulunmuş eski eserlerdendir. Sonuncusunun numarası 1083 'tür.                                                                                                           Müzenin onüçüncü salonunda 113 numarada Hellenistik devrine ait başsız bir kadın heykelciği vardır.Bu da sizikte bulunmuştur.                                                                                                                                 Onaltıncı salonda kapının sağ ve sol tarafındaki sütunlar Sizik harabesinden çıkarılmıştır.Bunların bir binanın iç tertibatından olduğu zannediliyor.Bu sütunlardan bir tanesi Karyatid (Karyatid ;Binaların dayanaklarını teşkil etmek üzere erkek veya kadın şeklinde yapılmış olan heykellerdir ki bazen sütun veya direk yerine kullanılır.Müze rehnüması syf.80) tarafında ve Atis (attis) şeklinde Frigya kıyafet ve serpuş (başa giyilen giysi)'unda bir heykeldir.Diğeri heykelsiz süslemeleri içerir.   Bunlar Hellenistik döneme aittir...       Onyedinci salonda Poseidon mabedi ile Afrodit (venüs) Mabudesine ithaf olunmuş Sibel kabartması mermer levha Milattan evvel birinci yüzyıla ait olup Sizik 'te bulunmuştur.Numarası 849 dur.                                   Bu salonda 853 numarada Sizikte bulunmuş Hellenistik devrine ait Apollon ve Artemis'e adanmış diğer bir adak levha vardır. Yine onyedinci salonda 1096 numarada milattan evvel ikinci ve üçüncü yüzyıla ait Kurban taşı da sizikte bulunmuştur.Bir de bu salonda milattan sonra ikinci yüzyıla ait Dionysos  heykeli de Sizikte bulunup 637 numaradadır.                                                                                                          Müzenin on sekizinci salonunda Hellenistik devrine ait olarak Sizik surlarının dışında bulunmuş başsız bir kadın heykeli vardır.Müze rehnümasında (yol gösteren,rehber) kaydına göre bu heykel bir mabudeyi musavver (Zihinde düşünülerek yapılmış) olmayıp belki bir mezarın tezyini (süslemesi) amacı ile meydana getirilmiş olabilir.Aynı salonda ve 582 numaradaki rahip heykeli zamanında Roma imparatorlarına prestij amacıyla kurulmuş olan mezhebe mensup bir rahiptir.Bu da Sizik harabesinden gelmiş olup Milattan sonra ikinci asırdan kalma zannediliyor.Onyedinci salonda 855 numaradaki heraklis adak levhası da milattan evvel yedinci yüzyıla ait olup Sizik'te bulunmuştur.


yok Yorum | Yorum yaz
« Son Sayfa Sonraki Sayfa »