balıkesir efsaneleri

Hakkımda

Karesi Fahri Hemşerisi ve Maârif Müdürü Sayın Ord.Prof.Dr. İsmail Hakkı Uzunçarşılı'nın çalışmalarını saygıyla ve minnetle anıyoruz.
Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Arkadaşlarım

Bugünkü Sizik (Kyzikos) Harabeleri - 18:23, 21/7/2006

 Ord.Prof.Dr. İsmail Hakkı Uzunçarşılı'nın gezisinden kendi anlattıklarıdır...                                 Sizik'e bu ikinci girişimizde bana refakat eden Bandırma İkmal okulu Tarih- Coğrafya Öğretmeni Hasan Tahsin Efendi ile İlkÖğretim müfettişi Osman Rahmi bey ve bazı köylüler ile (Harabeyi gezerken Hamamlı köy halkından İsmail,İbrahim efendilerle Muhtar Mehmet yusuf,Ali Ahmet ağaların bize rehberlik ettiklerini müteşekkiren kaydediyorum.)  varlığını haber aldığımız Poseidon heykelinin kaidesini aradık.Mevsimin ilkbahar olması ve fundalıkların bir orman halini almasından dolayı bulamayarak geri dönmek üzere hareketimiz sırasında bir tesadüf bize bu kaideyi buldurdu.Çalıların içerisine girerek dibi kazıla kazıla oyulmuş ve su dolmuş olan heykel kaidesini bulduk.Bu kaide granit taşından yapılmış olup taşın şimdiki çapı doksan metredir.Yeri Hamamlı köyünün Demirkapı mevkiinden Gerdemelik patikasının beş on adım doğusundadır.Yukarıda anlatıldığı gibi taşın ancak bir metresi sudan yukarıda olup dışarda görülen ön kısmında karşılıklı iki yılan iki palamut balığı iki kayık ile balıkçılar ve poseidon'un işareti olan zoka denilen zıpkın resimleri kazılarak işlenmiştir.Kaidenin cepheye nazaran sağ tarafına düşen kısmında dokuz satır yunanca yazı vardır.Evvelce bu kaidenin üzerinde geniş mermerden bir tepsi olup heykel onun üzerinde imiş.Bu kaidenin iyice araştırılması için etrafı kaplayan çalılıkları tamamen temizleyip kaidesini kazılan yerinde biriken suları atmak gerekiyor ki bunun için iki üç gün uğraşmak lazımdır.                                                                               Sizik harabelerinde ve Hamamlı köyünün Sulu bodur denilen (Sulu Bodrum) mevkiinde eski beldenin su maksemi (suyun toplanıp farklı yönlere dağıtıldığı yer) ve taksim kemerleri vardır.Bu kemerler birbirine ikişer metre mesafe ile yan yana devam edip gitmektedir.Harabede bulunan paralardan bir tanesini Hamamlı köyü halkından şen ve tatlı sözlü olan Merkez Ağa bana hediye etti.Paranın bir tarafında Girit kralı Minos'un resmi diğer tarafında bir boğa vardır ki sonradan buraya getirilmiş olacak.Bu önemli harabeyi gezmek isteyenler kış mevsimini veya kasım ayını seçmelidirler. İlkbaharda veya yazın ağaçlıklar bir orman halini aldığından Belkıs harabeleri iyi gezilemiyor.                                                                                                                Sizik Harabesinin Temaşalık mevkii  yani Anfiteatr yeri de araştırmaya değerdir.Dışarda bazı harabe eserleri görülmekle birlikte bir kısmı granit taş ocağı ve önemli bir kısmı da tarla halini almıştır.Temaşalık harabesinin asıl incelenmeye değer olan yönü Taht'ez-zemin (yerin altındaki mekan) koridorlarıdır.   Bu koridorların çökmüş bir yerinden içeriye girerek gezdik.Genişliği tahminen üç buçuk metredir.Girdiğimiz yerden itibaren içeriye doğru uzunluğu yirmi metreden fazladır.Kemerler pek metin ve yeni yapılmış gibidir.Bir koridordan diğerine geçmek için arasında kapılar vardır.Bu suretle koridorlar bir diğeriyle bitişiğinde peyda oluyor.Hamamlı köyünün camii'nin önünde musalla yapılmış olan bir metre kırk santimetre boyunda mermer taşa kazınmış uzun bir kitabenin önemli olduğunu zannediyorum.Zamanın adem-i müsadesine binaen kitabenin üç dört satırını kopya ettim. Anlamı şu imiş.; Kitabe de Arok Lisandr'a hitap ediliyor.Şöyle;  Pensiyon hükümetinin tebaasından Priganefs Ansminvaydro 'nun oğulları Amaevon ve Kaspikios; İnops hükümdarıyla savaş etmiştir. Kitabenin alt satırları ufak harflerle kazınmış olup altmış sekiz satırdır.Bu eski ve önemli kitabenin harfleri eski yunan ve lisanı eski latincedir.Bu lisan ve yazının tarzına göre bu kitabe  Eolyenlere (İyonyalılar ) ait olduğu zannediliyor.Çünkü onların lisanları yunan lisanı dallarının en ziyade latinceye yakın olanıdır.


yok Yorum | Yorum yaz

Bugünkü Sizik (Belkıs ) Harabeleri ,,, - 18:20, 20/7/2006

Bugünkü Sizik harabeleri bölümünü Ord Prof.Dr. İsmail Hakkı Uzunçarşılı'nın kendi gezisini anlattığı yazılarından öğrenelim.;                                      Sabık (Geçmiş,önceki) Bandırma  Kaymakamı Yozgatlı Mahir beyle beraber 26 mayıs 1924 tarihinde Erdek'ten geri dönüyorduk.Daha Erdek'te iken gezilmesini kararlaştırdığımız Belkıs Harabeleri önünde arabamızı durdurarak iki buçuk saat devamlı bazı mahallerini gezdik.Önümüzde bir rehber olmadığından iyiden iyiye inceleme yapamadık.Harabe mahalleri ağaçlarla orman halini almış olduğundan ekseri aksamı görülemiyor,Buraya mutlaka kışın gelip gezmek gerekir.Mevcut kale bedenlerinden en uzununun yüksekliği tahminen yirmi metrer kadardır.,diğer burçlar daha kısa ve bazen yalnız temelden ibaret kalmıştır.Bu uzun bedenden itibaren kemerler vasıtasıyla birbirine bitişik kuleler oldukça geniş bir daire çeviriyorlar.Burası tiyatro binası yeri olmalıdır.Bunun üç kapısı mevcuttur,Biri hamamlı köyü tarafında ve diğeri deniz cephesine doğru üçüncüsü de yine dışa açılır.Tiyatronun ortasından bir dere geçiyor.Charles Taxier eserinde ,Tiyatro binasının üst katlarının inşa tarzına ve suların akışına bakılacak olursa bu tiyatronun bazı gerekli durumlarda deniz oyunları yerine dönüştürülebileceğine karar verilebilir ,diyor.(Charles Taxier.Mütercim nüsha (Cilt 1 syf.307) tarife göre nümaşi denilen yer burası olmalıdır.)                                Büyük bir burcun temeline konan taşların tûlü bir veya birbuçuk metre ,kalınlığı 35-40 ,genişliği ise kırk santimetredir.Şehrin denizden korunması için asıl savunma kuleleri bu tiyatro binasıyla deniz yani kanal arasındadır.       Bu sene harabeyi  ikinci defa gezerek (3 -4 mayıs-1925) dahaiyi inceden incete araştırmalarda bulundum.Bandırma Körfezi ile Erdek Körfezi taraflarından sahilden itibaren içlere doğru giden sur şöçyle devam ediyor.                          Bandırma Körfezi tarafımdan Aşağı yapıcı köyü tahminen iki yüz metre kadar dışarıda kalmak üzere kalenin güney kısmı Demirkapı , Gerdemelik , Balıklı pınar  ve şosenin alt kısmında Köşk mevkii olan Çeltikçi Gölü.            Batıda ; Temaşalık mevkii(Anfiteatr )içeride kalarak Çingene Pınarı ,Çatalkale mevkileri.        Kuzeyde ;Tavşanlık , Soğanlık tepesi ve Doğuda ; Uzun para ismi verilen kale harabesi diğer adıyla Ağılönü ve kocaçınar'ın tahminen yüz metre doğusundan geçerek deniz kenarında Balıkçı Demirkapısı denilen mevkiinde Bandırma körfezine iner.. Hamamlı köyünün altındaki harabede ve Hacı Alibeyli Hasan'ın tarlasında daha önceki konularda ismi geçen bir kapı ile Çatalkale mevkiinde diğer bir kapı ve tiyatro yeri olan kuleler mevkiinde ise üçüncü bir kapı vardır.                                                                                  Aşağı Yapıcı Köyünün bir kilometre batısında Koca kilise diye anılan tahminen yüz metre çapında bir daire şeklinde çevrilen kısım Siziklilerin İmparator Hadrianus adına yapılmış oldukları mabet olacak bu koca kilise mevkii ile yakınındaki Kocaçınar arasındaki bahçe ve zeytinliklerde bazı enkaz görülür.Burada yerden yarım metre yükseklikte somakiden (Kızıl ve yeşil renklerde ,sert ve damarlı bir mermer çeşidi) asırdide (yüzyıllık) bir sütun bu yerin bize önemli olduğunu gösteriyor.                                                                                     Dallarının Sultan Orhan'ın oğlu Süleyman Paşa'yı barındırdığından bahsedilen çınar ile meşhur Pelin'in Kons Köpidanes ismini verdiği ve suyunun aşktan dolayı ıztıraplarına şifa olduğunu söylediği çeşme ,harabede Kocaçınar mevkiindedir. Bilindiği üzere şimdiki Kapıdağ yarımadası ada halinde olup Sizik şehri ada kısmında idi.Bugün hâlâ berzah (iki yer arasındaki geçit) olan kısımda Bandırma ile Erdek kaörfezleri arasında kanal vardı.Bu kanal sonradan kum ile dolup berzah şekline girmiş ve ortasında Büyük göl denilen tuzlu bir göl kalmıştır.Gölün güney tarafında derbent mevkiinde kemer önü vardır.Belki Büyük İskender'in yaptırmış olduğu köprülerden birinin başıdır.Bu tuzlu gölün batısında hâlâ Taşköprü diye anılan mevkii de Büyük İskender'in ikinci köprü mahalli olacak.Büyük İskender anlatıldığı gibi iki köprü ile Sizik şehrini karaya bağlamış ve bunlardan birinin başına bir kule yaptırmıştı.Bu yerin köylüler tarafından köşk ismi verilen yer olması olasıdır...


yok Yorum | Yorum yaz

Sizik (Kyzikos) ; Belkıs Harabeleri,,, - 18:17, 19/7/2006

   (Belkıs Harabeleri )        Milattan sonra 943 veya 949 senesinde bir müthiş deprem ile harap olan Sizik şehrinin şimdiki Harmanlı Köyünün önünde bağ ve zeytin ağaçları olan yerdedir.Surların Muhit-i daire (Çember)'si sekiz  satıh (yüz ,yüzey)'lı  ve cenub-ı garbi (güney-batı) açısında bina edilmiş büyük bir burçtan başlayarak kara boğazına pek yakın bulunan doğu ucuna kadar devir ve takip bulunduğunu Charles Taxier eserinde yazıyor.Ben ,devir ve teftiş esnasındaki müşahedatımı daha sonra kaydedeceğimden burada Charles Taxier 'in müşahedat ve mütalaatını yazacağım.(Charles Taxier'in seyahatı (Miladi ;1832)                                               Belkıs Kulesi yanında bir kapının eski eseri görülür.Duvarları karşılıklı biri yüzüne diğeri derinliğine konmuş büyük granit taş kütlelerinden bina edilmiş ve kabartmalarla süslenmiştir.Derinliğe konan taşlar duvarın kalınlığı boyunca gitmez.Ortadaki boşluk Granit taşı ve deniz kumuyla kireç ve çimentodan meydana getirilen bir malzeme ile doldurulmuştur.Her taş sırasının yüksekliği 52 santimetredir ve her taşın uzunluğu bir metre ila yirmi veya yirmisekiz santimetredir.Duvarın tamamiyle sağlam kalmış hiçbir kısmı yoktur.Fakat genel şekli görülebildiği yerden yükselen ilk kısmı olduğu gibi kalmıştır.Kuleleri dört köşelidir.Otuzdan elli metreye kadar değişen birbirinden değişik mesafelerde olarak bina edilmiştir.Genişliğinin açıklığı on metre ve duvar kalınlığı dört metredir....Büyük İskender'in büyük bir eserini hatırlatan boğazı yeni topraklar altında kaybolmuştur.Malte Brun Coğrafyasında (Coğrafya universal 1860 Paris tab'ı  cilt 5 sayfa .45) Sizik harabelerinin bir Anfiteatr bir Nümaşi denilen deniz savaşları manevralarına ait bir yer ile vasi bir tiyatrodan ibaret harabesi kaldığını ve şehrin bulunduğu yerin bahçe ,orman ve baltalıklar ve rengarenk bitkilerle örtünmüş ve bundan bir şey meydana çıkarmak için fazla uğraşı ve masrafa gerek olduğunu ve şehrin batı tarafında eski liman ve deniz ile irtibatı sağlayan taş ,tuğladan yapılmış ve sağlamlaştırılmış kanal çevresinin takip edilebileceğini açıklıyor.                             Sizik'i bizzat gezip bir hayli kitabeler kopyalayarak buraya ait paralar elde eden ve harabenin plan ve haritasını almış olan George Perrot (1860 veya 1861'yıllarında) Küçük asya isimli eserinde  satvet-i sabıkası zihinde canlanan ,Sizik'in görkeminden geriye kalan ne bir dikili ve ne de devrilmiş bir sütun bile bulunmadığını ağaçlıklar ve fundalıklar arasında kalmış olan duvarlarla eski Anfiteatr arta kalanları görüldüğünü ve eski binaların yerlerini keşif için bu yoğunlaşmış ağaçlıkları yakmak lazım geldiğini yazdıktan sonra (George Perrot gibi düşünen definecilerin Türkiye'de kaç hektar orman yaktıklarını hesaplamak lazım) şöyle diyor;    Sizik'in Anfiteatr duvarlarının arasındaki romen üsulu üzere yazılmış kitabeleri Erdek'ten bir amele duvardan çıkardıkça tahlil ve tebyiz (temizce yazma) ile kağıda alıyordum.                    Sizik'e ait olup Tunuslu bir kunduracı Rum'dan bazı madalyonlar aldım,Sizikin etrafında dolaşan bu kunduracı köylülerden pek ucuz fiyatla aldığı madeni paraları bana sattı.(George Porret Küçük asya Kütüphane-i Umumi /numara 447)                                                                                       Sizik'in Anfiteatr'ı bizim tarihlerde Temaşalık diye ünlü olup Belkıs ismi verilen kalede İskender'in köprü başına yaptırdığı kuledir ki şimdi Köşk mahalli denilen yer olmalıdır.Tarihlerimizden Haber-i Sahih isimli eser Süleyman paşanın buralara geldiğinde sizikte eski zamana ait eserler ve hiç görülmemiş binalar olduğunu ve daha önceleri  Doğu Roma imparatorları sonraları Padişahların gerektiğinde buralardan mermer direkler getirterek Başkent bina ve yapılarında kullandıklarını yazıyor.


3 Yorum | Yorum yaz

Misya ve Kyzikos (Sizik) Paraları,,, - 16:45, 17/7/2006

Misya ve Sizik'de bir hayli para basılmıştır.Bizans'ın ilk imparatorları tarafından burada bir darphane bile yapılmıştı.Sizikin beyaz altın elektron paraları ile aynı zamanda Milattan evvel 480 yıllarında basılmış gümüş paraları pek eski ve kıymetlidir.Bu paralar nadiren elde edilebiliyor.Gümüş paraların ayarı Foça ve Midilli'deki aynı zamanda basılmış sikkeler ayarından aşağıdadır ve vezinleri (ölçü) Milet paraları veznindedir.Bazen yanlış araştırma sonucunda Sizik'in ilk paraları Foça'nın paraları ile birbirine karıştırılmıştır.(Birinci kısım Yunan meskukatı (numizmatik) ..E.Babalon ,,Ahmet Tevhit Beyefendinin özel kütüphaneleri)                Sizik paralarının bir tarafında sola bakan "Ton" ismi verilen büyük palamut yani Torik balığı (burada bir açıklama yapayım.;Ton balığı orkinos cinsindendir,Palamut balığının cinsi uskumrugillerdendir ve anavatanı Bandırma körfezidir.Her yıl eylül-mayıs arası bu bölgede yaşar.Palamut ,suyun tuz ve sıcaklık farkından dolayı  çanakkale boğazını geçmez,son yıllarda marmaranın kirliliğinden dolayı kaçanlar olmuştur fakat yağını bırakarak etinin rengi kahverengiye dönüşür,Büyük ihtimalle bu balık Palamut balığının büyüğü Zindandelendir.) Kuyruğu ve sağa doğru da aynı balığın kafa kısmı işlenmiş ve diğer tarafında ise dörde taksim edilmiş kare işlenmiştir.           Misya veSizik  (Elektrom) sikkeleri arasında Milattan evvel 480 yıllarında gümüş para da bastırmış olduğundan bahsetmiştik.Bu sikkelerin bir tarafında bir domuz kafası ve ve diğer tarafında çukur kare içinde bir aslan kafası ve kafanın arkasında Ton balığının resmi vardır.Nümizmatik ve Larusse  Ansiklopedisinde  bu gümüş madeni paranın kıymeti yirmi sekiz drahmi (Elbette yunanlıların son yıllarda kullandığı drahmi değil.Bir Drahmi : Dört gram altına karşılıktır,Bu da 112 gram altın karşılığına  tekamül eder.)   


yok Yorum | Yorum yaz

Sizik (Kyzikos)'in Yönetim şekli ,,, - 23:41, 16/7/2006

Bandırma Nostalji   (fotokarttır)                            Zenginlik ve ihtişamı ile Asya başkentlerininin birincilerinden olan Sizik şehri halkı Atinalıların adetlerini taklit ile Jeleont (Geloans)'lar ,Onuplar , Argadlar (Argonauts) ,Hoplit (Hoplite)'ler , Alıkorlar , Borolar isimleriyle Altı kabileye ayrılmışlar ve bunlardan dördü Atinalılar ünvanını almışlardır.Bu kısım kabilelerden her biri belirli dönemlerde sıra ile hükümet kurarlardı.Siziklilerin de Atinalılar gibi Pritan (Prytaneion) ismini verdikleri elli üyeli ayan meclisleri vardı.     Sizik'e bağlı ve üye şehirlerden halk heyetlerinden seçilmiş üyeler gelir ve Pritan Meclisi azası bu seçilmiş altıyüz üyeden oluşurdu.Müntehab-ı Sanilere Kolej (College) ismi verilirdi.Bunlardan başka yine diğer şehirlerden gelen heyet-i müntehibeden yani adliye heyeti dahil olurdu.Kolej'lerden oluşan Pritanlar Kalli ünvanı ile Sizik şehrinin  hâkimleri sırasına geçerlerdi.Kallilerin sayısı altıyüz idi.Her sınıfa Epistat (ephetai) ünvanına sahip birinci derecede bir hakim başkanlık ederdi.Bu hakime Buolark (Boule) ünvanı da verilirdi.               Altı kabileden her birisinin bir reisi olup bunlar kendi kabilelerine başkanlık yaparlardı.Sizikliler evvelce zamanı kameri (Ay) hesap üzerine yaparlarken daha sonraları Makedonyalılar ve daha sonra Romalıları takliden Sene-i şemsiye  (22 Mart'tan ertesi senenin 21 mart'ına kadar süren sene)'yi kabul ettiler.Ay isimlerinden bir kısmı Atinadaki isimlerin aynısı idi.Bununla birlikte bu isimler içerisinde İyonyenler , Atina ve Makedonyalılardan alınmış isimler olduğu gibi Sizikliler tarafından verilmiş isimler de vardı.     Sizik'te mevcut şehir binalarının korunması ile makine , Esliha (Muharebe ve cenk alet ve edevatı) ve zahire ambarlarına nezaret etmek ve bu konuda karar vermek konusunda üç mimar vardı.           Sizik'in siyasi yönetimi Romalılar zamanında değişmiş bazen özerk ve bazen de Roma nüfuzu altında devam etmiştir.İmparator Tiber zamanında Romanın bütün imtiyazlarından tecrit edildiğini belirtmiştik.Bir zamanlar Adriyen Olimpiyatları (Hadrion Olimpene) namıyla şöhret bulan Sizik daha sonraları Filosebast adını almıştır.İmparator Diyoklesyen zamanında Sizik Hellespont eyaletinin karar verilen yeri ,başkent idi.


yok Yorum | Yorum yaz

Sizik (Kyzikos)'de yapılaşma,, - 23:19, 16/7/2006

İmparator Adriyen zamanında yaşamış olan ünlü "Pelin" (Hükema-yı tabiiyyündendir (Bu bölgede yaşamış filozof,alim anlamında) Askerlik ,avukatlık etmiş ilim ve edebiyatla meşgul olmuş ,vali ve donanma kumandanlığında bulunmuştur.Fenne düşkün olup boş zamanlarını tetebbu (araştırma)'da bulunmuştur.Her yerde elinden kitap düşmezdi.Miladi 79 yılında harekete geçen Vezüv yanardağının lavlarını yakından görmek için  yanardağına fazla ilerlediğinden dumandan boğuldu.Tarihe, hukuka ve ülke tarihlerine dair eserler yazmıştır.)Pelin'in sırf Sizik şehri şerefine hazırladığı bir hitabesinde Sizikin medeniyet ve serveti hakkında; "Varlığı, zenginliği yalnız bir şehre değil hatta bir kavme de yetebilir." Dedikten sonra mabutlara tahsis edilen halk meydanı ortasındaki Ünlü Adriyen mabedi hakkında da şöyle diyor.;"Bu mabet bütün etrafındaki binaların ilerisinde yükselir ve Limana girecek gemilere yol göstermek için ne fenerlere ne de işaretlere hiç ihtiyaç yoktur..Dikkati çeken bu bina aynı zamanda şehrin servetini ve halkın cömertliğini ve temizliğini gösterir.Bunun bina edilldiği her taşın bir binaya ve asıl mabedin de şehre muadil olduğunu söyleyebiliriz." (Charles Taxier ,Küçük asya cilt 1 syf.307 mütercim nüshası)              Adriyen mabedi mermer levhalarla kaplanmış olup direkler menekşe rengi damarlı beyaz mermerden ve dış direklerin bedenleri kırmızı mermerden idi. Sizik'deki halk meydanı yüz hatve (bir adım atışta aradaki mesafe, adım)  genişliğinde ve dörtyüz hatve uzunlukta müstatil (arapça uzayan demek, ayrıca geometride dikdörtgen anlamında kullanılır) bir meydan idi.Bunlardan başka şehrin suru ,iç kalesi ,su mecraları ,dalgakıran ve kanallar da dikati çeken yerlerdi.                 Sizik'te rastlanılan kitabeler , lahitler ,heykel ve dikil taşlar kısmen Bursa ve İstanbul  Müzelerinde sergilenmektedir.Burada 1902 senesinde İngilizler tarafından kazı yapılmıştır.Kazıya Yapıcı köyü'nün üstünden başlanmış ise de bundan sonra daha dikkatli çalışıldı.                                    Sizik'in Dendim dağından granitler çıkarılır.Sizik binalarından çıkarılan malzame ile Aydıncık (Edincik) şehri yapılmıştır.Bir hayli lahitleri Edincik'te görülür.   Evvelce ada olan Kapıdağını Büyük İskender iki köprü ile karaya bağlamıştır ki Sizik kanalı denilen yer burasıdır.Şimdi berzah (İki yer arasındaki geçit ,buna örnek Kırım ve Türkiye'de kapıdağ yarımadasıdır.) olan bu kanalın her iki başında evvelce köprüler olup bunlardan birisinin başında Belkıs kulesi inşa edilmişti. Kanalın her iki sahili rıhtımlarla tezyin (donatmak) edilmişti.Bandırma körfezi tarafına tesadüf eden köprünün Ada benzeri kısmında Bugün hâlâ kidesi mevcut olan Posidon (Poseidon-Neptün)'ün heykeli vardı.(Eski yunanî mitolojisine göre denizin mabudu olup Jüpiter (Zeus)'in küçük kardeşidir.Romalılar buna Neptün der.Posidon yunanî lisanında suların sahibi demektir.Bu mabut altın zırhlı elbisesiyle ayakları tunçtan yaratılmış beyaz deniz atlarına (dalga köpüklerine kinaye) binerek elinde "Yün " denilen üç dişli zoka veya zıpkın benzeri asası ile mahzun çehreli ihtiyar erkek şeklinde tasavvur edilirdi.Eski Yunanîler Posidon adına ada oyunları namıyla bir oyun tertiplemişlerdi. )           Bu kaidenin üzerinde ve cephaneye nazaran sağda dokuz satır yunan harfleri ile kitabe mevcut olup bir hayli yerleri silinmiştir, Bundan başka balıkçı kayıkları ile dört avcı ve palamut balıkları ,iri zıpkın ve karşıda iki büyük yılan kazılarak çizilmiştir.Kaidenin üzerinde Posidonun heykeli vardı.                            Milattan 47 yıl evvel meydana gelen depremde her iki köprü yıkılarak denizin hareketi ile kanal dolmuş ve orta yerde acı bir göl oluşmuştur.(Milattan evvel 73 yılında Pont hükümdarı Mitridat Sizik'i kuşattığında kanal mevcut idi.) Posidon heykelinin kaidesinin yeri şimdiki halde Hamamlı Köyünün Demirkapı mevkiinde Gerdemelik patikasının beş on adım doğusundadır.Çıkartılmak için bir zamanlar taşın etrafı hayli kazılmış ve yağmurlardan içine su dolmuştur.Biz gördüğümüz zaman taşın ancak bir metresi sudan yukarıda idi.    Alman Coğrafyacılarından" Banze " Die Türkay-Die Türkei isimli eserinde (sayfa 73)  Kata topu=Kapıdağ yarımadasından bahsederken ada ile kara arasındaki kanaldan vaktiyle kimlerin geçtiğini ve git gide kavimlerle dolarak önemini kaybettiğini yazıyor.

 


yok Yorum | Yorum yaz

Sizik (Kyzikos) 'un Mebanisi "Mimari Yapıları" - 13:36, 15/7/2006

   (ERDEK-fotokarttır) Asya sahilinin en ticaretli limanlarından olan sizik daha önceki konularda belirttiğimiz gibi Plonopones (Peloponnes) Atina ve Mile (Milai) savaşlarından sonra önem kazanmış ve günden güne binaları ,servet ve büyüklüğü artmıştır. Sizik'in ; Rodos ,Marsilya ,Kartaca gibi iki askeri tersanesi vardı.Tersanelerin her biri bir mimarın idaresi altına verilmiş olup daima onların teftişi ve kontrolu altında bulunduruldu.Bir zamanlar Sizik denizcilikte önem ve kudret de haizdi.           Sizikin pek büyük buğday anbarı da meşhurdu.Ambarın mimari tarzı yunanî olup Sizikin ilk binalarındandı.Sizikte Anfiteatr yeri de pek büyük idi.Halk burada ayak üzerinde durarak oyunları seyrederlerdi.Bu derece önemli bir Anfiteatr  bütün küçük asya şehirleri içinde bir de Bergama'da vardı.Ne Atina ne de Mora'da böyle mükemmel bir anfiteatr yapılmamıştı.Şimdi "Temaşalık" adıyla  anılan  burası Erdek, Aydıncık şosesi kenarında ve Aydıncık'tan Erdek'e giderken yolun sağ tarafındadır.Bugün tarla ve granit ocağına sahip olan bu yerin altında uzun kemerli tahte'l-arz (yeraltı) pek mükemmel bölmeler ve koridorlar vardır.                    İmparator Mark Orel (Marcus Orelius) ,Sizik'e bir gladyatör takımı dahi göndermiştir.(Çoğumuz biliriz ama ben yinede bir açıklama yapayım;Roma oyunlarında Bir insanın diğer bir insana veyahut bir hayvana karşı silahlı dövüşmelerine Gladyatör denir.Gladyatör kılıç kelimesinden gelir.Gladyatörler kılıçla kuşanmış olup seyircileri eğlendirmek için birbirlerini öldürünceye kadar dövüşürlerdi.Gladyatörler savaşlarda esirler arasından seçilirdi.Sonraları idama mahkum olanlar da gladyatör oldular.Daha sonra bir sanat haline geldi.Ve buna ait bir okul açıldı.İmparator Trayan (Traianus) on bin Daçya (Daçia -Romanya) savaşçısından oluşan büyük bir gladyatör oyunu tertip etmişti.)           Sizik tiyatrosu ,zenginlik ve şaşaa itibarı ile bir çok özelliğe sahipti.Süslemeler ,heykellerin imal ve üretimi ,Hukkâmın  (hakim ve savcıların)  uluvv-i cenap (fazilet ve büyüklük)  ve sehasıyla (cömert,eli açık)  tanzim ve imal edilirlerdi.                    Charles Taxier'in  "Küçük asya"isimli eserinde yer alan şu kitabe bunu gösteriyor.éŞehre tiyatro heykellerinin ve tezniyat-ı mimariyenin (süsleme mimarisi)  imal ve icrasına reis-i ruhaniyenin oğlu Yulyos seikos ,Ağatunsos'un oğlu Ozelyos Pasidyanos'un  ahd-i hakimiyet (üstünlük yemini) ve riyasetlerinde nezaret etmiş olan müteahhit Sizikos' (Kyzikos)'u şerefle yad eder.   İşte bu gibi fedakarlıklar ve bunun karşılığı gösterilen cömertlikler ve iyi yönetimlerle Sizik pek mamur ve pek rahat bir hayata ulaşmıştır.Daha önceki bölümde adı geçen  Adriyen Mabedi gayet geniş bir saha işgal edip zamanın büyük yazarlarına göre Roma mimarı tarzının beğenilen bir örneği olarak tasvir edilmiştir.


yok Yorum | Yorum yaz

Sizik (Kyzikos) 'lilerde Din Anlayışı,,,, - 20:45, 14/7/2006

İda Dağında Zeus                      Sizikliler Eski yunanî mabutlarına ibadet ediyorlardı.Sizik kapılarından Dendim dağı üzerinde İda ilahelerinden(ilginçtir,Yunanlılar atina  körfezinde aege denizinin adını Yıllarca coğrafya kitaplarında adalar denizi olarak geçen yeri ege denizi olarak kabul ettirmişler ve ida (kazdağı) adını atina yakınlarındaki nida dağına 'n'harfini düşürerek ida adını koymuşlardır.Bizim anlattığımız İda (kazdağı)dır.)  İda İyik'in büyük annesi Koca Nine için buraya uğrayan Argonatlar  tarafından bir mabet yapılmıştır.İmparator Konstantin Sizik'den bu koca nine heykelini kaldırarak İstanbul'un halk meydanına koydurmuştur.  Sonraki imparatorlar  Sizik'den getirdikleri muhtelif heykelleri de İstanbul'da altı mermer taraflarına koydurmuşlardır.                 Sizikliler ,koca Nine'den başka sibele (Cybele)                      (Hatırlatma yapalım;Sibele ;(satürn)yani Zühal'in  validetü'l -alihe Jüpiter'in annesidir.Feyiz ve bereket timsali kabul edilir.Jüpiterden başka Jünon ,Posidon (Poseidon),Neptün ,Ploton isimlerindeki mabutlar Sibele'nın oğullarıdır.Sibele adına yapılan yortulara ve törenlere Megaleziben ve ruhani liderlerine de Galli denir.)                    Prozprine :Mitolojide Cehennem mabudesidir.Diğer adı Pesefone'dir.Tarım mabudesi Seres'in kızı olup güya Sicilya'da çiçek toplarken Cehennem Mabudu Ploton tarafından kaçırılmıştır.Nebatattan kinaye olarak senede altı ay yeryüzüne çıkmasına babası tarafında izin verilmiştir.                      Jüpiter ; Veyahut diğer adı ile Zeus ,Yer ile göğün mabud-ı azamıdır.Annesi bunu babasının yemesinden korkarak Girit adasında gizlemiş ve büyüyünce babasının yerine mabut olmuş .Kardeşlerinden Posidon yani neptün'e denizi ve Ploton'a cehennemi vererek kendiside arz ve semaya hükmetmiştir.Adına bu bölgelerde pek çok mabetler yapılmıştır.    Mitolojiye göre Cehennem mabudu olan Ploton (Plüton) ,Müşteri ile toprak ilahesi Seres'in kızı Prozrpin'i  Sicilyadan kaçırdığı zaman güya Sizik ; Mabud-azam (Zeus) tarafından  çeyiz olarak Prozrpin'e verilmişdi.Sizik'te bu mabutlara ait mabetler vardı.Ünlü Ogüst'e ait olan ibadethane meşhurdu. Sizikte İmparator Adriyen namına en büyük ve güzel bir ibadethane yapılmıştı.Bu mabet yekpare mermer sütunlarından meydana gelmişti.(Hammer tarihi; Adriyen mabedinin sütunlarının çevresi dört ve boyu elli  (on) olduğunu yazıyor.) Pek yüksek olan bu bina muallim Aristo'nun (aristites)  rivayetine göre Sizik'e yanaşmak isteyen gemilere fener hizmetini görürmüş.(Küçük asya Şarl Teksiye'nin mütercim nüshasından (cilt 1.syf.301) . Bu mabet ,Sizik halkını çeşitli vergilerden hariç bırakan bir çok imtiyazlar veren İmparator Adriyen'e ithaf edilmişti.Bununla birlikte Hamamlı köyü bahçeleri arasında köylüler tarafından Koca Kilise adı verilen mabet, bunun yeri olmalıdır.                  


2 Yorum | Yorum yaz

Sizik (Kyzikos)'in Yunanîleri yenmesi ,,Hür Kent ünvanı alma - 18:35, 14/7/2006

bandırma limanı  (Fotokarttır)       Sonunda ;Kuşatılan Kyzikoslular son bir gayretle Mitridat ordusunun hakim olduğu Dendim Dağından şehre gelen şoseyi tahrip ettiler.Mitridata suikast vaki oldu.Bu olaylar üzerine Mitridatın  Manevi gücü kırıldı.Her tarafı terk ile geceleyin gemilerle firar etti.Hareketinden evvel orada bıraktığı ordusuna Lampsak'a gelmesini emretti ise de Lokollos bunları takip ederek Ezopos;(Gönen )nehrinin kenarında Mitridat ordusunu mahvetti.Kable'l- Milat 73 (Milattan evvel 73) Sizikliler bu önemli olayın hatırasını korumak ve anmak için bu büyük zafere Lokollos zaferi adını verdiler.Romalılarda buna karşılık Siziklilere (Kyzikos)" Hür kent " Ünvanı verdiler.     (Loba'nın küçük asya tarihi syf.380-381)                                 Roma'nın müttefiki olup pek büyük fedakarlık karşılığı Roma ittifakına sadık kalan Siziklilerle Romalılar arasında bu olaydan sonra pek samimi bir ittifak meydana geldi.Sizik kadar hiçbir Asya şehri Romalılar tarafından böyle devamlı bir dostluk ve himayeye ulaşmamıştır.Sizik şehri Roma ittifakına sadık olmanın mükafatı olarak hürriyet ve muhtariyetini muhafaza ettiği gibi arazisine bir hayli önemli yerler de  ilave edildi ki Truvanın önemli bir parçası olup Miletopolis ve Apollon gölüne kadar devam eden arazilerde buna dahildi.             Sizik'in bağımsızlığı Roma imparatoru Tiber (Tiberius)'ın zamanına kadar devam etti.Güya Sizik Ogüst mabedinin hizmetini ihmal ettiğinden  ve bazı hemşehri romalıları zincire vurduğundan dolayı bütün imtiyazlarından tecrit edildi.Fakat Tibere halef olan İmparator Kaligola (Calligula) zamanında bu imtiyazlar yine iade olunduğu gibi Neokor Adriyen (Neokorus Hadrianus), Olimpiyat  (Olympene) ismi verilen Asya'nın büyük oyunlarının Sizik surları içinde icrasına da izin verildi.Sizike Birinci Neokor ünvanı Adriyen ve ikinci Neokor ünvanı da Mark Orel (Marcus Aurelius)tarafından verildi.(Burada küçük bir hatırlatma yapmalıyım.İmparatorlara mahsus mukaddes mabedi olan küçük asya şehirlerine Romalılar tarafından verilen resmi isme "Neokor " denir.İki kelimeden (Naos) mabet ile (Koren) temizlemekten ibarettir.Lorus ansiklopedisi)                        Sizik şehri bunlardan dolayı o zaman  Filozebast (Philosebasteia) namını aldı.Şehir mahalli cambazhane ,tiyatro ,bir çok mabetleriyle Asyadakilerin en geniş ve en önemli şehirlerden idi.Sizik Roma imparatoru Galyabanos (Gallienus)zamanında (280-286) Cermen akvamından Heroller (Heruller)tarafından yağma edilmiştir. 259 Tarihinde Got ve Sitler de Sizik'e saldırmışlardır.( 267 senesinde Gotlar Sizik'i kuşattılarsa da pek şiddetli feyezan-ı miyahdan (Şiddetli yağmur,su bolluğu anlamında) dolayı göl ve nehirler taşmış ve bu yüzden ordularının bir kısmı telef olmuştur.Bu olaylar İmparator Klod Logotik (Claudius)  zamanına rastlar.)    Sitler Valeriyen (Valerian)zamanında Bitini  kıtasına akın ederek İzniki zapt ederek  ve oradan Szik üzerine yürüdülerse de Rindaküs nehrinin yükselmesiyle ele geçirmeye muvaffak olamadılar . İmparator Diyoklesyen (Diocletion) ülkeyi büyük vilayetlere taksimi sırasında Sizik otuz şehirden oluşan Hellespont vilayetinin merkezi oldu.Misya kıtası ve Truva arazisi Sizike bağlandı.İstanbul İmparatorları Sizikte bir otel ve darphane yaptılar.            Doğu Roma imparatorlarından İraklıyus (Heraclius) sülalesi zamanında İslam fütuhatı yayılıyordu.Akdenizde büyük bir donanma tertip ederek Süfyan bin Avf kumandasında Kıbrıs, Rodos ve Sıklat adalarını ele geçiren araplar Rum donanmasını da Marmara denizine kaçırarak takibe koyuldular.Çanakkale boğazından geçerek marmara denizine giren İslam donanması İstanbul'u muhasara eyledilerse de  başarılı olamayarak geri dönmeye mecbur olmuşlardı. Araplar Marmaranın Avrupa ,aaaaAsya sahillerini yağma ettikleri sırada Sizik şehrini dahi zapt ve yağma etmişler .(Miladi 675) Bu gelişmiş memleket günden güne önemini kaybedip 949 senesinde şiddetli bir depremle tamamen harap olarak bir daha imar edilemeyip çöküp gitti.Halkından hayatta kalanlar  bölgeyi terk etmek zorunda kaldılar. (Larus ansiklopedi ve Vital'in Türk asyası isimli eserinde (cilt 2.) Sizikin Miladi 943 'de büyük depremden harap olduğu yazılmıştır.)


yok Yorum | Yorum yaz

Sizik (Kyzikos) savaşı,,Pontusluların büyük hezimeti,,, - 22:31, 13/7/2006

Balıkesir Eski Belediye Binası   (Fotokarttır)            Mitridat, arzu etseydi kalabalık Lokollos ordusunu hattını yararak dışarı ,kuşatma sınırınının dışına çıkabilirdi.Fakat buna önem vermedi ve herhalde Sizik'i elde etmek istiyordu,bunun için şehri istihkam tarafından saldırdı ve müthiş makinalar inşa ettirdi .Hücum anında evvelce Siziklilerden almış olduğu üçbin esiri ,surların dibine getirdi ve esirleri ölümle terhdit etti.Bu esirler Siziklilere kendilerin, kurtarmalarını rica ediyorlardı.Sizik kumandanı Pizisterat (Peisistratos) kendisinin bunların kaderlerinine tabi olduğunu esirlere bildirdi.                     Midridat ,bir gün bir çok noktalardan Sizik'e hücum etti.Deniz tarafından da Nikolanidis isminde bir teselyalının yaptığı yüz endaze(altmışbeş metre) boyundaki  büyük (kule) iki gemi ile sahile yaklaştı.Bu kalenin tepesinde sıralı bir köprü vardı.Bu köprüden dört asker Siziklilerin siper ve müstahkem mevkilerine atıldılar.Fakat geride kalan asker bu dört askeri takip edemeyerek korkaklık ve tereddüt gösterdiler.Kaleyi kapsayan iki gemi yakılmak korkusuyla kale dibinden uzaklaşmak zorunda kaldı. Bu başarısızlık Mitridat'ı umutsuzluğa düşürmedi.Bu defa da tahrip edici maddeleri kullanmayı düşündü.Kara tarafından makinalar yürütüldü.                   .Kuşatılanlar kendilerini mükemmel surette savundular.Büyük taşlarla makineleri lırdılar,hedeflerini bozdular.Şehre ateş atılması düşünüldü,Yapılan bir tecrübede Mitridat ölüm tehlikesi savuşturdu.Makinalar ile şehre atılan patlayıcı maddeleri, Sizikliler su ve sirke ile söndürdüler.     Akşama doğru Siziklilerin bir siperi çöktüve yandı.Ateşin şiddeti geçidi geçilmez bir hale getirmişti.Sizikliler bundan istifade ederek tahrip edilen siperin arkasında yeniden bir duvar meydana getirdiler.O esnadaçıkan bir fırtına Mitridat ordusunun bütün tertibat ve levazımatını tahrip etti.Sizikliler bu olayı kendilerine mabutlarının bir lütfu olarak kabul ettiler.         Mitridat hâlâ ümitsizliğe düşmemişti.Pontus hükümdarı şehre hakim olan Dendim (Dindymus) Dağı üzerinde yerleşti;Surları yıkmaya uğraşıyordu..Fakat daha önceki olaylardan cesaret alan Sizikliler bütün güçleri ile şehrin korunmasına çalışıyorlardı. Mitridat mevcut süvari kuvvetinin Sizik kuşatmasında faydası olmadığını anladığından Bitini taraflarından bütün atlarını geri çevirtti.Roma kumandanı Lokollos bunları takip ederek Rindaküs (Adırnaz)(orhaneli çayı yada Koca su) Çayı geçidinde süvariyi yakaladı;Müthiş bir savaştan sonra on beşbin esir ve altıbin beygir ele geçirdi.Mitridatın kumandanlarından Omakos  Frigyaya doğru çekilerek önüne gelen Romalıları katlediyordu.Nihayet Omakos Galatyalılar tarafından mağlup edildi.Kış gelmiş Sizik hâlâ Mitridatın eline geçmemişti.Bunun üzerine Pontus kralına ümitsizlik geldi.Ordusunda müthiş bir açlık hüküm sürüyordu,Askerleri ot ve kök hatta insan eti yiyorlardı.Buna karşılık ihtiyatlı ve tedbirli hareket eden Lokollos ordusunda yiyecek mükemmeldi.


yok Yorum | Yorum yaz
« Son Sayfa Sonraki Sayfa »